İçeriğe geç
Tüm yazılar
2 dk okumaGünlük

Sunucu odasında ilk gün: fiziksel sunucuya ilk yaklaşma

Sunucu odasına ilk girdiğimde gördüğüm şey, fiziksel ile sanal arasındaki farkın teorikten ne kadar farklı olduğuydu.

Netinternet'te ilk haftam. İş, internet hizmeti alan müşterilerin sunucularıyla ilgili. Yani işin bir kısmı kendi sistemimiz değil; bizim kullandığımız altyapının arkasında duran insanların sistemleri.

KONTROL: Müşteri sunucularının bizdeki sunucu odasında mı durduğunu yaz. Cümle şu an genel, gerçekte hangi müşteri tiplerinin sunucusu elinizin altında onu netleştir.

İlk gün beni bir odaya sokup "şunlara bak" dediler. İlk düşüncem şu oldu: zaten okullarda sanal makinelerle çalışıyoruz, sunucu da ondan farklı olamaz. Yanılmışım.

Fiziksel sunucu, sanal sunucunun tahtadaki hali değil

KONTROL: Odaya girip ilk fark ettiğin şeyi gerçekten yaz. Aşağıdaki liste benim genel çerçevem; sen gözlemlediğini öne al.

Sanal makinede hata olursa çoğu zaman geri alma şansın vardir: disk görüntüsü alıp geri yüklersin. Fiziksel sunucuda öyle bir lüks yok. Elimde olan tek şey ekranın karşısındaki klavye.

Fark ettiğim şeyler:

  • Gürültü. Oda soğuk değil, fan sesi baskın. Sürekli çalışan

donanımın sesi. Okulda hiç duymadığım bir ses.

  • Kablolar. Sunucuya iki kablo gidiyor: biri elektrik, biri ağ.

Elektrik hattı düz bir topoloji, dağıtıcı ve UPS var. Ağ tarafında ise düğme cihazı ve bir sürü port. Hangi kablo hangi porta gidiyor, oyun oynayan birinin tahmin ettiği gibi değil.

  • Etiketler. Kabloların üstünde yazılar var ve her yerde aynı

numaralar geçiyor. Bu, arıza anında "hangi sunucu" sorusunun cevabını aramaktan çok daha hızlı veriyor.

  • Birden fazla makine, tek bir sorun. İlk gün "şu sunucu açılmıyor"

dendi. Açılmıyordu ama komşu sunucu sorunsuzdu. Demek sorun donanımda değilmiş. Bu ayrımı yapmayı öğrenmek, sanal makinede öğrenilemeyen bir şey.

Dokunmadan önce anlamak

Yanımdaki abi bir şeyi defalarca söyledi: "Önce oku, sonra yap."

Cümlenin tamamı şuymuş — bir sistemi değiştirmeden önce neden o şekilde kurulduğunu anlamaya çalış. Bir yeri açtığında niçin öyle açtığını bilmiyorsan, kapatamazsın. Kapatırsan da en kötü ihtimalle bir daha açamazsın.

Bu, okulda öğretilen bir şey değil. Okulda lab ortamında bir şeyi bozarsan sıfırlanır. Burada sıfırlama butonu yok.

KONTROL: Bu ilk gün seni en çok şaşırtan şey neydi? Buraya onu koy. Teknik değil, seni şaşırtan şeyi anlatmak daha çok ilginç.

İlk ayın özeti

Ayakta izlemeyi, okumayı ve karar vermeyi öğreniyorum. Yani aslında önce araç değil, sıra öğreniliyor: neye bakacaksın, neye dokunacaksın, dokunduktan sonra neyi geri alacaksın.

Sıradaki yazıda Ubuntu kurulum ekranında verilen on seçimi tek tek yazacağım — çünkü kurulum bitmiş görünse de asıl kararlar orada veriliyor.